Mutluluk Haritasında Diyarbakır; Genç Kadınlar Anlatıyor: Neden Mutlu Değiliz?

23/03/2025

Haber – Büşra Yentürk

TÜİK’in 2024 Yaşam Memnuniyet Araştırması’na göre Diyarbakır, %24,75’lik mutsuzluk oranıyla Türkiye’nin en mutsuz ili oldu. Bu sadece bir istatistik değil, şehrin derinleşen sorunlarının acı bir göstergesi. Ekonomik sıkıntılar, işsizlik, gelecek kaygısı ve sosyal eşitsizlik… Tüm bu faktörler, binlerce insanın umutlarını nasıl törpüledi? Diyarbakır neden mutsuzluğun merkezi haline geldi? Rakamların ardındaki gerçek hikâyeye yakından bakalım.

Diyarbakır, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olmasına rağmen, ekonomik ve sosyal göstergelerde alarm veriyor. Eşitsizlik Bülteni’nin verilerine göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi’nde (SEGE) 81 il arasında 68. sırada yer alan şehir, TÜİK’in İllerde Yaşam Endeksi’nde ise 75. sıraya geriliyor. Çalışma hayatına dair veriler de tabloyu daha da karartıyor: Diyarbakır, istihdam oranında 77. sırada yer alırken, işsizlik oranında Türkiye genelinde en yüksek 5. il konumunda. İşinden memnun olanların oranı ise 81 il arasında ancak 71. sırada bulunuyor.

Bu rakamlar yalnızca soğuk istatistiklerden ibaret değil, Diyarbakır’da yaşayan binlerce insanın gerçeğini yansıtıyor. Gelir eşitsizliği ve yoksulluk kenti derinlemesine sarmış durumda. Kişi başına düşen tasarruf mevduatında 71. sırada yer alan Diyarbakır, temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını beyan eden hanelerin oranında ise ülke genelinde en kötü 4. il olarak öne çıkıyor. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin düşüklüğü, artan işsizlik, gelir adaletsizliği, sağlık ve eğitim hizmetlerindeki yetersizlikler, şehrin mutsuzluk tablosunu tamamlıyor.

Ancak bu tablonun ardında istatistiklerden çok daha fazlası var. Mutsuzluk oranlarının ardındaki bireysel hikâyeleri anlamak için Diyarbakır’da yaşayan genç kadınlarla konuştuk. İşsizlikle, geçim sıkıntısıyla, gelecek kaygısıyla mücadele eden bu kadınlar, rakamların ötesindeki gerçekleri anlatıyor.

“Kimlik, Eşitsizlik ve Mutsuzluk İç İçe”

TUIK verileri ışığında görüşme gerçekleştirdiğimiz üniversite öğrencisi Berrin (23) “Diyarbakır’daki mutsuzluk oranını yalnızca ekonomik ve toplumsal göstergelerle açıklamak eksik kalır; bu tabloyu Kürt meselesinden bağımsız ele almak neredeyse imkânsız” diyerek sözlerine şöyle devam etti: SEGE ve TÜİK verilerinde Diyarbakır’ın ekonomik gelişmişlik sıralamasında alt basamaklarda yer alması da tesadüfi değil. Kürt meselesinin bir sonucu olarak bölgede uzun yıllardır yapılan yatırımların sınırlı kalması, ekonomik fırsatların azalması ve genç nüfusun büyük kısmının işsiz kalması, yapısal bir sorun hâline gelmiş durumda. Bu ekonomik eşitsizlikler, Kürt meselesinden bağımsız düşünülemeyecek tarihsel bir arka plana sahip.

Yıllardır çözülemeyen Kürt meselesinin de sadece sosyal-ekonomik mutsuzluğun yanı sıra etnik ve varoluşsal bir mutsuzluğu da beraberinde getirdiğini ifade eden Araştırmacı Merve (35):

“Kürt meselesiyle bağlantılı olarak siyasal temsil ve ifade özgürlüğü alanında yaşanan kısıtlamalar da toplumsal mutsuzluğu artıran önemli bir unsur. Yerel yönetimlere kayyum atamaları, siyasi partilerin kapatılma davaları ya da Kürtçenin kamusal alanda kullanımına yönelik engeller, Diyarbakır’daki gençlerin kendi kimliklerini özgürce ifade edebildikleri bir alanın daraldığı hissini yaratıyor. İnsanların kendilerini karar mekanizmalarının dışında hissetmesi, aidiyet duygusunu ve umutlarını zayıflatıyor” dedi. 

“Kadın Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı”

Röportaj esnasında kadın olmanın başlı başına bir mücadele alanı olduğunu söyleyen öğretmen Rojda (33) “Bazen Diyarbakır’da genç bir kadın olmak başlı başına mücadele gibi geliyor. Sosyal alanlar kısıtlı, iş olanakları sınırlı, çevrede kadınların rolü hep geleneksel kalıplarla çizilmiş. Kendi hayatımızı kurmak istesek bile sürekli bir ‘yapamazsın’ baskısı hissediyoruz. Bu durum da doğal olarak insanı mutsuz ediyor” ifadelerini kullandı. 

Daha eşit, daha özgür bir ortamın sağlanması Diyarbakırlı genç kadınların en temel talebi. Eşitsizlik azaldığında mutluluk haritasının renginin değişmesinin de mümkün olduğunu belirtiyorlar. Ev hanımı Songül (28), “Mutsuzluk oranlarının ardında sadece ekonomik değil, toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler de büyük rol oynuyor. Kadınlar, çalışma hayatından sosyal yaşama kadar birçok alanda görünmez engellerle karşılaşıyor. Çalışmayan kadının emeği zaten görülmüyor. Eşit olmadığımız duygusu sürekli peşimi bırakmıyor. Bu da insanın moralini, motivasyonunu kırıyor” dedi. 

Diyarbakır’da ölçülen yüksek mutsuzluk oranı, yalnzıca ekonomik, toplumsal cinsiyet ve sınıfsal eşitsizliklerin yanı sıra Kürt meselesinin yarattığı çok katmanlı bir eşitsizlik deneyiminin sonucu. Genç kadınların röportajlarında dile getirdikleri “eşitlik” talebi, yalnızca cinsiyet değil, etnik kimlik temelinde de derinleşen bir talep. 

asd.jpg
Bu içeriğin tüm sorumluluğu gazeteciye aittir. Birleşik Krallık Büyükelçiliği sorumlu tutulmaz.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Weşana berê

Xanna Omerxalî dê Xelata Cemal Nebezî bistîne

Weşana paşê

Kurdish Yazidi Scholar Xanna Omerxalî to Receive Prestigious Jamal Nebez Award